Gıdaların, Türk Gıda Kodeksi’nin ilgili düzenlemeleri kapsamında yasal olarak uygun bir şekilde üretilmesi kadar doğru bir şekilde etiketlenmesi sayesinde tüketicilerin doğru ve açık bir şekilde bilgilendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği (“Yönetmelik”) ve Yönetmelik çerçevesinde hazırlanmış, detaylı örnekler içeren Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuz’u (“Kılavuz”) temel kaynaklar olarak kabul edilmektedir. İşbu yazımızda, Yönetmelik ve Kılavuz uyarınca gıdanın belirli bileşenlerinin yokluğuna ilişkin bazı negatif beyanlara dair bilgiler sunulmaktadır.
A- "Katkısız/Katkı Maddesi İçermez" Beyanı
Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği gereğince katkı maddesi kullanımına izin verilen bir gıdada, doğasından gelen hariç olmak üzere taşınma prensibi kapsamında bileşenlerinden gelen herhangi bir katkı maddesi de yoksa bu gıdanın etiketlemesinde “katkısız” veya “katkı maddesi içermez/bulunmaz/yoktur/eklenmemiştir” gibi ifadeler kullanılabilir. Ancak, bu ifadelerin ötesine geçilerek “%100 katkısız” veya “en katkısız” gibi daha geniş kapsamlı ifadeler kullanılamaz.
Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği gereğince katkı maddesi kullanımına izin verilmeyen bir gıdanın etiketine ise “Türk Gıda Kodeksi gereğince (…) katkı maddesi içermez” ifadesi eklenebilir. Bununla birlikte, Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği uyarınca kullanımı yasak olan bir fonksiyonel sınıfa atıf yapan ifadeler, gıdada hiçbir katkı maddesi bulunmadığı izlenimi yaratacağından “Türk Gıda Kodeksi gereğince (gıdanın adı) (fonksiyonel sınıf) içermez” şeklinde bir ifade kullanılamaz. Örneğin, “Türk Gıda Kodeksi gereğince meyve suyu koruyucu içermez” ifadesi doğru bir kullanım değildir. Yanı sıra, spesifik olarak bir katkı maddesinin adına atıfta bulunarak bunların yokluğuna dair de bir beyanda bulunulamaz.
B- “Kafein İçermez” veya “Kafeinsiz” Beyanı
Bileşiminde kafein kullanımına izin verilen gıdalarda, gıdanın kafein içermemesi durumunda, “kafein içermez” veya “kafeinsiz” ifadeleri kullanılabilir.
C- “Laktoz İçermez” veya “Laktozsuz” Beyanı
Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği uyarınca, laktozsuz süt, içme sütlerindeki laktozun teknik olarak uygun şekilde β-galaktozidaz enzimi ile glikoz ve galaktoza parçalanarak, laktoz içeriğinin %0,1 ve altına indirildiği süt olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda, 100 g/100 ml son üründe en fazla 10 mg laktoz bulunan ürünler için “Laktoz içermez” beyanı kullanılabilir.
Türk Gıda Kodeksi Bebek Formülleri ve Devam Formülleri Tebliği kapsamında da laktoza ilişkin ayrı bir düzenleme bulunmaktadır. Buna göre, laktoz miktarı en fazla 10 mg/100 kcal (2,5 mg/100 kJ) olan bebek formülleri ve devam formüllerinde “Laktoz içermez” veya “Laktozsuz” ifadeleri kullanılabilir. Ancak, soya protein izolatları dışındaki protein kaynaklarından üretilen bebek formülleri ve devam formüllerinde bu ifadeler kullanıldığında, aynı punto büyüklüğünde ve belirginlikte, ifadenin yakınında “Galaktozemisi olan bebekler için uygun değildir” ibaresinin de yer alması gerekmektedir.
Sonuç olarak, özellikle belirli bir bileşenin içerilmediğine dair beyanlar, bu konuya hassasiyeti olan tüketiciler açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, söz konusu beyanların titizlikle hazırlanması ve yürürlükteki yasal düzenlemelere tam uyumlu şekilde kullanılması kritik bir gerekliliktir. Bu kapsamda, ilgili Yönetmelik, Kılavuz ve yasal otoritelerin düzenlemelerinin takip edilmesi ve gerektiğinde uzman danışmanlık alınması büyük önem taşımaktadır.