Teknolojinin gelişimiyle birlikte eser üretim biçimleri ve bu eserlerin kullanıldığı mecralar önemli ölçüde dönüşüm geçirmiş; bu süreçte ortaya çıkan bazı eser türleri ile kullanım biçimlerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda (“FSEK”) açık ve birebir bir karşılığının bulunmadığı görülmüştür. Bu durum, söz konusu eser ve hukuki ilişkiler bakımından özel ve güncel düzenlemelerin yapılmasını bir gereklilik hâline getirmiştir.
Bu doğrultuda, dijital ortamlarda telif haklarının etkin biçimde korunmasını sağlamak, kamu yararı taşıyan içeriklerin erişilebilirliğini teminat altına almak ve ifade özgürlüğünü gözetmek amacıyla hazırlanan Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi (“Tasarı”), 11 Aralık 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulmuştur.
Tasarı ile dijital telif haklarının korunması, denetlenmesi ve bu alandaki uyuşmazlıkların etkin şekilde çözümlenmesi amacıyla; Kültür ve Turizm Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“BTK”) koordinasyonunda, idari ve mali özerkliğe sahip Telif Hakkı İzleme Kurumu (“Kurum”) ile Telif Hakkı İzleme Yönetim Kurulu (“Kurul”) kurulması öngörülmektedir.
Kurul; dijital telif hakkı ihlallerine ilişkin şikâyetleri yedi gün içerisinde karara bağlamak, aracı hizmet sağlayıcıların Tasarı’dan doğan yükümlülüklerine uyumunu denetlemek ve tespit edilen aykırılıklar bakımından gerekli idari tedbirleri almak, dijital telif haklarına ilişkin mevzuat geliştirme çalışmaları kapsamında yasal düzenleme önerilerinde bulunmak ve politika üretmek, Ulusal Dijital Eser Kayıt Sistemi veri tabanını kurmak, yönetmek ve işleyişini denetlemek, telif hakkı sahipleri ile aracı hizmet sağlayıcılar arasındaki lisans ilişkilerine rehberlik etmek ve uyuşmazlık hâlinde uzlaştırma faaliyetlerinde bulunmak ile kamuoyunu bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütmek gibi görev ve yetkilere sahip olacaktır. Kurul tarafından alınan kararların kamuya açık şekilde ilan edilmesi öngörülmektedir.
Kurul bünyesinde, dijital telif hakkı ihlali iddialarına ilişkin teknik görüş sağlamak üzere beş kişilik Telif Uyuşmazlık Tahkim Komisyonu (“Komisyon”) kurulacaktır. Komisyon kendisine yapılan başvuruları en geç 15 gün içerisinde değerlendirerek bağlayıcı bir karar verecektir. Komisyon kararları mahkemeler tarafından öncelikli olarak değerlendirilecek olup tarafların dava açma hakkı saklı olacaktır.
Dolayısıyla, Tasarı, dijital ortamlarda meydana gelen telif hakkı ihlallerine karşı eser sahiplerine, uzun ve masraflı yargı süreçlerine başvurmaya gerek kalmaksızın, hızlı ve etkili şekilde işletilebilecek idari mekanizmalar aracılığıyla korunma imkânı sağlamayı amaçlamaktadır.
Tasarı ile eser sahiplerinin hakları korunurken ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve kamu yararı ilkelerinin gözetilmesi öngörülmüş olup basın yayıncılarına ait dijital içerikler ile haber içerikleri detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Öte yandan Tasarı’nın kapsamı; Türkiye’de faaliyet
gösteren, günlük kullanıcı sayısı 250.000’i veya yıllık geliri belirlenen eşiği aşan aracı hizmet sağlayıcıları ile sosyal medya ağlarını, haber yayıncılarını, eser sahiplerini ve telifli içerikleri kullanarak yeni üretim yapan yapay zeka sistemlerini içine alacak şekilde geniş tutulmuştur. Bu doğrultuda teklif, dijital alandaki telif ilişkilerini yeniden düzenleyerek hak kayıplarının giderilmesini ve şeffaf bir gelir modelinin oluşturulmasını hedeflemektedir.
Bu kapsamda, aracı hizmet sağlayıcılara yönelik olarak Otomatik İçerik Tanıma Sistem’i kurulması, telif hakkı ihlali içeren içeriklerin bildirim alınmadan önce tespiti ile bildirim halinde derhal kaldırılması, eser sahipleri ve ikincil hak sahipleri ile platformda kullanılan içeriklerden elde edilen gelirlerin şeffaf bir şekilde paylaşılması ve yıllık bazda Kurul’a raporlamalar yapılması gibi yükümlülükler öngörülmüştür.
Tasarı kapsamında öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyen aracı hizmet sağlayıcılara, Kurul tarafından yıllık Türkiye kaynaklı gelirlerinin %1’inden %5’ine kadar idari para cezası uygulanması düzenlenmektedir. Tekrar eden ihlaller veya ağır kusurun varlığı hâlinde ise söz konusu oranının %10’a kadar artırılabileceği hükme bağlanmıştır. Özellikle dijital ortamlarda faaliyet gösteren büyük ölçekli platformlarda telif hakkı ihlallerinin yaygınlığı dikkate alındığında, Tasarı’nın mevcut haliyle aracı hizmet sağlayıcılar bakımından son derece ciddi ve caydırıcı yaptırımların gündeme gelebileceği öngörülmektedir.
Tasarı’da ayrıca adil kullanım kavramı tanımlanmış ve bu kavrama ilişkin kapsamlı bir düzenlemeye yer verilmiştir. Günümüzde TikTok, Instagram gibi küresel ölçekte faaliyet gösteren dijital platformların telif politikalarında adil kullanım doktrinine açıkça atıfta bulunduğu dikkate alındığında, dijitalleşen dünyanın ihtiyaçları doğrultusunda bu doktrinin Türk hukukuna entegre edilmesinin uygulamada ortaya çıkabilecek pek çok sorunu azaltacağı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, söz konusu düzenlemenin telif hukuku bakımından önemli ve olumlu bir gelişme teşkil ettiği öngörülmektedir.
Sonuç olarak, Tasarı dijitalleşen medya ve içerik dünyasında FSEK’in kapsamını genişleterek, internet platformları ile içerik üreticileri arasındaki ilişkileri bakımından yeni bir düzenleme getirmeyi hedeflemektedir. Bu kapsamda, bir yandan hak sahiplerinin dijital ortamdaki ihlallere karşı koruma araçlarını sistematikleştirirken; diğer yandan adil kullanım düzenlemesi ile ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı bakımından bir denge yaklaşımı kurulması amaçlanmaktadır. Her ne kadar idari para cezaları gibi bazı alanlarda daha açık ve net düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu değerlendirilse de işbu Tasarı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınmış olması, dijital telif hakları alanında önemli ve kayda değer bir gelişme olarak öne çıkmaktadır.